Esmâü’l-Hüsnâ

Esmâü’l-Hüsnâ & Allah (Celle Celâlühû)’ın 99 İsmi ve Faziletleri


Esmâ kelimesi Arapçada, isim kelimesinin çoğuludur. Hüsnâ ise güzel hatta en güzel demektir.

“En güzel isimler” anlamına gelen Esmâ-i Hüsnâ/Esmâü’l-Hüsnâ tamlaması, Allah Te‘âlâ’nın isimlerini ifade etmek için kullanılan bir tamlamadır.

Tamlamada yer alan “güzel” ifadesi, yalnızca bizim anladığımız genel şekliyle, iyi, güzel ve hoş gibi anlamları kapsamamakta, Allah Te‘âlâ’nın noksan sıfatlardan tamamen uzak oluşu gibi zatına yakışır özelliklerinin tamamını kapsamaktadır.

Allah Te‘âlâ zâtını Kur’ân-ı Kerîm’de İhlâs Sûresi’nde vurguladığı özelliklerinin yanı sıra: “O’nun benzeri olan hiçbir şey yoktur.” (Şûrâ Sûresi, 11) şeklinde tanımlamıştır.

Bu tanımlama, O’nun herhangi bir şekilde düşünülemeyeceğini göstermektedir.

Dolayısıyla onun zatını bir nesne/cisim gibi, bilebilmek ve anlayabilmek mümkün değildir. O’nu tanıyabilmek ancak isim ve sıfatlarını tanımakla mümkün olabilmektedir. Esmâü’l-Hüsnâ’nın ve bu kapsama dâhil olan ve olmayan isim ve sıfatların bizler için en önemli yanı hiç şüphesiz budur.

İlk insan olan Hazreti Âdem’in (A.S.) aynı zamanda ilk peygamber oluşu bizlere, Allah Teâlâ’nın varlığı ve birliği anlamına gelen tevhîd inancının aslî inanış olduğunu, sonradan ortaya çıkan bâtıl birtakım inanışların, tevhîdden kopmuş olan inanış şekilleri olduğunu anlatmaktadır.

Allah Teâlâ’nın isimlerinden bahsedildiğinde evvela O’nun, zatını isimlendirmiş olduğunu ifade etmek gerekir. Her işimizin başında çekmeyi şiar edindiğimiz “besmele”de de O’nun, kendi ismine yaptığı vurgu söz konusudur.

Esmâü’l-Hüsnâ’nın bu derece yaygın ve bilinir olması en başta Kur’ân-ı Kerîm’e dayanır.

Yüce Allah, A’râf Sûresi’nin 180, Tâhâ Sûresi’nin 8, İsrâ Sûresi’nin 110 ve gerek sabah namazlarının gerekse de akşam namazlarının ardından son üç ayetinin okunmasında pek çok fazilet bulunduğu beyan edilmiş olan Haşr Sûresi’nin son âyetinde Esmâü’l-Hüsnâ tamlamasını ifade buyurmuştur.

İslâm dininin ana kaynaklarından biri, Kur’ân-ı Kerîm’in yanında Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) sünnetidir. Kur’ân-ı Kerîm bazı konulardan genel olarak bahsetmiş ve açıklamasını sünnete yani Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) açıklamalarına havale etmiştir.

Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de genel olarak kullanılan Esmâü’l-Hüsnâ terkibi, hadis-i şeriflerde açıklanmış hatta bazı hadis-i şeriflerde bu tamlamaya dâhil olan isimlerin her biri birbiri ardınca zikredilmiştir.

Esmâü’l-Hüsnâ’nın Faziletleri


Allah Teâlâ’nın isimleri, O’nu tanımamızı sağladığı gibi, O’nun yüceliğini tasdik etmemizin ve ibadetlerimizin de yegâne vasıtasıdır. Nitekim konuyla ilgili bir ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur:
“(Habibim sen onlara) de ki: İster ‘Allah’ deyin, ister ‘Rahmân’ deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O’nundur.” (İsrâ Sûresi, 110)

Yine bir başka ayet-i kerimede, ism-i şeriflerin, Allah Teâlâ’ya –manevî olarak- yaklaşmanın da vesilesi oldukları bildirilmiştir:
En güzel isimler Allah’ındır. O halde siz O’nu o güzel isimleriyle çağırın (duâ ve ibâdet edin).” (A’râf Sûresi, 110)

Kur’ân-ı Kerîm’de, Allah Teâlâ’yı zikretmenin önemine yönelik vurgular yer almakta, bu fiil “tesbih” ifadesiyle karşılanıp Allah Teâlâ’nın isimlerine atıf yapılarak kullanılmaktadır.

Yani Allah Teâlâ’nın isimlerini zikir edinmek, Kur’ân-ı Kerîm tarafından emir ve tavsiye edilmiş bir iştir.

Bu zikirlerden biri de “besmele”dir hiç şüphesiz. Zira o, her sûrenin başında tekrarlanmakta, -meşru olan- her işin başında çekilmesi emredilmekte ve Allah Teâlâ’nın birden fazla ismini kapsamaktadır.

Zikir her şeyden önce Allah Teâlâ ile irtibat kurmanın vesilesidir. Bir kimse zikir üzere olduğu müddetçe Allah Teâlâ ile beraberdir.

Dolayısıyla O’ndan hakkıyla sakınmak ve her an O’nun gözetiminde olduğumuz bilinciyle hareket eder bir hâle gelmek, ancak zikre devam etmekle gerçekleşebilecek bir iştir.

Allah Teâlâ’nın isimlerinin genel faziletlerinin yanında, Esmâü’l-Hüsnâ tamlamasında yer alan isimlerin özel birtakım faziletleri söz konusudur.

Bu faziletlerin başında, Esmâü’l-Hüsnâ’yı ezberlemenin cennete girme vesilelerinden oluşu gelir.

Bu müjde, Peygamber Efendimiz (S.A.V) tarafından şöyle ifade buyrulmuştur:
Allah’ın doksan dokuz -yüzden bir eksik- ismi vardır. Bunları ezberleyip benimseyen (ihsâ) cennete girer. O tektir, tek olanı sever.” (Ebû Dâvûd)

Hadis âlimlerimizden bazıları Esmâü’l-Hüsnâ’dan bahseden hadîs-i şerîflerin mütevatir yani inkâr edilemeyecek derecede kuvvetli olduğunu belirtmişler, bazıları ise mütevatir olmasa bile meşhur seviyesinde olduğunu ifade etmişlerdir.

Özetle, Esmâü’l-Hüsnâ’dan olan ism-i şerîfleri virt (ders niteliğinde zikir) edinmek dinen meşru bir iştir ve bunda, kişiyi Allah Teâlâ’nın rızasına erişmeye götürecek derecede pek çok fazilet söz konusudur.

Bu faziletlerden bazıları hadîs-i şerîflerde beyan edilmiş, bazıları ise velilerin birtakım müşahede ve tecrübelerine bağlı olarak ortaya çıkıp onlardan sadır olmuştur.

Bu kapsamda Esmâü’l-Hüsnâ üzerine müstakil eserler kaleme alınarak anlam ve faziletleri toplanmış, bu alanda kaleme alınmış eserlerle konu etrafında geniş bir literatür oluşmuştur.

Hadîs-i şerîfler ve ulemanın kavilleri ışığında Allah Teâlâ’yı tanımamızın vesilesi olan isimlerin anlamları ve faziletlerine temas etmeye çalışalım. Gayret bizden, tevfik Allah Teâlâ’dandır.

Burada Paylaşın.

Hakkında islamvehayat

Bunlara'da Bakınız

Er-Rahmân İsminin Anlamı & Faziletleri

Er-Rahmân İsminin Anlamı & Faziletleri Türkçeye en doğru şekliyle, “esirgeyen ve bağışlayan” ifadeleriyle çevirebileceğimiz “er-Rahmân” …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir